Zumbul

Zumbul
En Seçkin, En Kaliteli, En Ucuz Satranç Ürünleri

2 Aralık 2014 Salı

Mali Genel Kurul -3 (Quae fuerant vitia mores sunt)

Mali Genel Kurul -3 (Quae fuerant vitia mores sunt)

Sevgili Satranççılar, aramalarınız, e-postalarınız, destek mesajlarınızdan dolayı şükranlarımı sunuyor, yazılarıma devam ediyorum. 



Başlık: 2 yıl süresince, 12 yılda elde edilen kazanımların çok büyük bir kısmı yitirilmiştir -SPORTİF

Eleştiri: Dünya Yaş Gruplarında başarısızlık

Sunudaki şekli: Yaklaşık 10 yıldır ilk kez Dünya Yaş Grupları Şampiyonasında ilk altıya sporcumuz girmemiştir. 

Bunun nedeni, sporcularımızın başında doğru antrenörlerin gitmemesidir.


Acı gerçek budur. Bir gözlemim, genç unvanlı sporcularımızın küçüklere milli takım antrenörlüğüne yöneldiğidir. Bunun nedeni ekonomiktir. 

WGM Öztürk, GM Barış Esen, GM Emre Can, GM Ipatov, GM Yılmaz gibi çok kıymetli sporcularımızın daha kariyerlerinde uzun bir gelecek ve gidecek çok yollar, alınacak çok büyük başarılar olmasına rağmen, alt yapı milli takım antrenörü olmaları, sporculuk kariyerlerine telafi edilemez zararlar verecektir.

Her birisi nadir bulunan bir elmas cevheri olan bu sporcular, kolay yetişmiyor. Ben Gülkız Hanımı, Başkanlığa hazırlamak için, özellikle milli takımlardan sorumlu Asbaşkan olarak uzun yıllar görevlendirmiştim. Öğrendiğini düşünüyordum. O zaman da en sık eleştirdiğim konulardan biriydi bu, bugün de eleştiriyorum. 

Bu çocuklarımıza da sesleniyorum, “antrenörlük yapmayın!”

Kariyerinin çıkışında olan sporcuların, antrenörlük yapması, kariyerlerine ve öncelikle onlara büyük zarar veriyor. Diğer taraftan, GM Gurevich, GM Mikhalchishin, GM Mohr, IM Kılıçaslan, FM Yurtseven, FM Erdoğan, FM Bayram gibi kıymetli antrenörlerin deneyimlerini birkaç yılda kazanmadıklarını unutmayalım.

Yoksa sırf, “başka bir turnuvaya gidecek yol parası ucuza gelsin” diye, Durban’a gönderdiğin antrenörle sonuç farklı olur. Ne yapmak lazım? O kıymetli sporculara daha çok gelir elde ettirip, erken yaşta antrenörlüğe soyunmalarının önüne geçmek lazım. Onların, gece gündüz satranç çalışmaları lazım.

Zamanında dilimde tüy bitmişti bunları anlatmak için!

Eleştiri: Kamp programı nasıl?

Sunudaki şekli: Yıllık faaliyet programları belli değildir. Sporculara verilen kampların sayısı tasarruf adında sürekli azaltılmaktadır

8 kamp yapılacak diye başlanıyor, sonra maddi nedenlerle 5 oluyor, sonra 3 oluyor. Alt yapı kamplarında tam bir felaket durumu var. Aksini söyleyen var mı?  

Herkes burada bir dursun şimdi! 1 bardak su için. Arkanıza yaslanın ve iyi düşünün.

Altyapıdaki o çocuklar, o elit sporcular çok ama çok kıymetli bizim için. Tek tek işlenmeleri gerekir. Gelin, “yetiştiklerinde yıkılmaz birer çınar olacak, her birinin gölgesinde satranç adına, ülkemiz adına mutluluklar yaşayacağımız,  nadir bulunan fidanlara” benzetelim onları. 

Bu kadar kıymetli bir FIDE'nin düzenli sulanması, bakılması, usta bahçıvanların ellerinde özenle yetiştirilmeleri gerekir! Olmazsa olmaz bu! Değil mi?

Oysa siz ne yapıyorsunuz? O güzelim fidanları, kendi hallerinde yetişmeye mahkûm bırakıyorsunuz.

Maalesef Gülkız Hanım gerekli kaynağı oğlunun seyahatine bulabiliyor, ama yaş grubu kampına bulamıyor.

Üstelik, konumuz olan Mali Genel Kurulda, Federasyon tarafından yayınlanan; 1 Ocak - 30 Ekim 2014 Özel Gelir -Gider Tablosu  30 Ekim 2014 tarihine kadar, bu yıl için 773.378,37 gelir fazlası gösteriyor.



Ben Tablonun ekran görüntüsünü sizle paylaşmak istiyorum. Tablo başlığında “santranç” yazıyor, kusura bakmayınız lütfen, benim hatam değil! Noktasına, virgülüne dokunmadan aldım ekran görüntüsünü.

Gülkız Hanım ne yapacaksınız bu paraları? Açıklayın hepimiz bilelim.

Zamanı gelince bu konuları daha ayrıntılı anlatacağım size.

Demek ki, Avrupa ve Dünya Yaş Gruplarına kafile yollarken antrenörler doğru seçilmeliymiş. Sadece antrenörü doğru seçmek yetmez tabii. Ama bakın biraz doğru seçildiğinde, Batum’da; Avrupa Yaş Gruplarında alınan madalyalar bunun bir örneği. Aslında orda da ikiden fazla madalyamız olmalıydı. Ama ben buna dahi alkış tutuyorum.

Konuya ilişkin twittlerim 

Ama başarı artık tesadüfe kalmış, arada birkaç pırıltı olacak ama zaman içinde bu günleri de arayacağımızı rahatlıkla söyleyebilirim.

Ne yazık ki, Türkiye Satranç Federasyonu, örneğin Belçika ya da İngiltere Satranç Federasyonu gibi, eskiden güçlü ama, artık vizyonu-misyonu belli olmayan bir federasyon olma yolunda ilerliyor. (A.N.Y. 2.12.2014)

Bunun sonucu felaket olur. 

Önce basın eleştirmeye başlar, sponsor küser, devlet desteğini çeker, ardından da siz gitmek zorunda kalırsınız. Satranççı geleceği görmez, kahin değildir, ama yapılan hamlelerden sonra ortaya çıkacak konumun, artılarını eksilerini görür. 

Gülkız hanım, o günü beklemeyin lütfen, siz kendiniz çekilin!

Devam edeceğiz ...

Not: Başlıklarda Latince talebini kıramadım, devam ediyorum. Camiamızın telefonları, e-postaları ve eşsiz desteği için şükranlarımı sunuyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder